Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1

BEDRİ BAYKAM - SANATININ FARKLI DÖNEMLERİ


  • 1959 - 1968 Çocukluk Resimleri, Ankara
    Daha çok siyah-beyaz, kimisi renkli, kovboylar, Kızılderililer, savaş sahneleri, uzay gemileri, evler, jokeyler, renkli soyutlamalar, kara kalem, kağıt üzerine çini mürekkebi, püskürtmeler, soyutlar. Bunlar sanatçının 60'lı yıllarda uluslararası üne sahip bir 'Harika Çocuk' olarak ortaya çıkışını haberleyen ilk çalışmalardı ve 1963-1972 arasında dünyanın bir çok yerindeki sanat merkezlerinde düzenlenen sayısız sergide sergilendi.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1968 - 1975 Ergenlik Resimleri, İstanbul
    Bunlar sanatçının 60'lı yıllarda uluslararası üne sahip bir 'Harika Çocuk' olarak ortaya çıkışını haberleyen ilk çalışmalardı ve 1963-1972 arasında dünyanın bir çok yerindeki sanat merkezlerinde düzenlenen sayısız sergide sergilendi.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1975 - 1980 Paris Yılları Desenleri
    Kağıt üzerine çoğu küçük ve orta boy siyah-beyaz ve bazıları renkli çizimler, Paris sokak görüntüleri, manzaralar, çıplaklar.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1980 – 1983 Erken California Yılları

    Öncelikle bazı suluboyalar, kağıt üzerine sayısız skeçler, litografik ve çinko baskılar, California yıllarının Paris’in hemen ardından ağırlaşacak çok öznel kimliğinin, daha “hafif” çalışmaları. Küçük ve orta boy tuallerin hemen ardından gelen efsanevi “Fahişenin Odası”, “La Toilette” ve “Hayalet” çalışmalarının her biri 120x240 cm. ve sunta üzerine yapıtlar dönemin ilk büyük ve iddialı işlerdi. Büyük kartonlara yapılan kolajlar, perspektifi kırılan ve minareleri dans eden bir gerçek ötesi İstanbul, kadın figürleri, portreler, sık sık tekrarlanan konular. Sunta ile beraber kullanılan kırık aynalar, sanatçının o günlerde hakkında hiçbir şey bilmediği Julian Schnabel’in kırık tabakları ile çok ilginç bir paralelizm oluşturuyor. Bunlar, Türk sanat tarihinde büyük bir kırılma noktaları oluşturacak olan Yeni Dışavurumculuk Akımının ilk oluşum yılları. Türk Çağdaş sanat tarihi, Baykam’ın bu ilk yapıtları ile dünya sanat tarihi ile ilk defa eşzamanlı olarak kesişiyor. 1982’de sanatçının boyası daha da rahatlıyor. Yavaş yavaş bu ortama grafitiler ve spray boya eklenirken, yağlı boya, yerini akrilike bırakıyor. Sanatçının gittikçe daha hızlı çalışma ihtiyacı var. Bunlar bildiğimiz anlamda bugün tanınan olgun haliyle “Baykam ekolü”nün doğuş yılları.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1984 – 1985 Olgun California Yılları

    Yeni dışavurumculuk akımının dünyadaki artık kabul görmüş bu yoğun yıllarında, çoğunlukla tual, bazen de kağıt üzerine, çokca graffiti kullanarak yapılan çıplak kadınlar, soyutlar oto-portreler. Konu yelpazesi kişisel yaşam soyutlamalarından cinselliğe, yaşam, ölüm ve metafiziğe kadar genişlemekte. Sanatçı, salt 5-6 Batılı ülkenin ayrıcalıklı sanatçısına özgü, kapalı bir kulüp olmakla suçladığı Batı sanat kurumuna karşı mücadele vermekte ve bu savaşımını "Uzun Bir Kavga Olacak", "Eserinin Önünde Poz Veren Graffiti Çocuğu", "Neden Ben ?" gibi resimlerinde dile getirmektedir. Akıtmalar, sıçratmalar, özgür biçimli figürler ve dolgun dokuların kullanıldığı, doğaçlama çalışmalar bu dönemde öne çıkıyor. Ortalama tual boyutları 150x220 cm, kağıt üzerindeki çalışmalar ise 70x100 cm. 1983’den itibaren California yılları süresince, Baykam yapıtlarını San Francisco, New York, Paris, Ankara ve İstanbul'da sergiler, sürekli Atlantik okyanusunu her iki yönde delen bir göçebe hayatı yaşar.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1986 - 1987 Geç California Yılları

    Baykam şerit dizisinde giderek bileşik tarzda yoğunlaşır. Ebatları daha da büyüyen (180x300 ya da 180x450 cm) bu dev boyutlu resimler, sanatçının farklı araçlarla olan farklı deneyimlerini birleştirip farklı sahneleri birbiri üzerine koymakta, altta bulunanı göstermek için sanki bazı bölümleri parça olarak çıkarmaktadır. Konular kendisiyle olduğu kadar tarihle de ilgilidir. Yapıtlar giderek daha çok "bilinçlenmekte", kavramsallığa doğru eğilmekle birlikte tualin sınırlarından dışarı taşmamaktadır. Yaklaşık 15 çalışmadan oluşan "İç Manzaralar" dizisi, aynı manzaranın çeşitli biçimler ve göndermelerle yinelenişidir. Ünlü “Sonsuz Okyanus” (Timeless Ocean) resmi, bu serinin olduğu kadar, "Resim" (The Painting) isimli yapıtın da kuzenidir. Bu dönem beyaz, boş bir tuale yazdığı ve bir anda sanatçının logosu olup çıkan, daha sonra pek çok çalışmasında, tual veya ipek zemin üzerinde yinelenen "This Has Been Done Before" (Bunlar Daha Önce Yapıldı) graffitisi ile sona erer. Baykam için bu çalışma, sanatçıların her şeyin "daha önce yapıldığı" bir arenada orijinal olmak, orijinal kalmak adına kesintisiz bir savaş verdiği bütün bir post-modern dönemi özetler. Aynı zamanda eleştirmenlerin bu dünyaca ünlü sözünü onlardan önce söyleyerek onları silahsız bırakmış olur! Baykam bu ünlü graffiti yapıtı için şöyle der: "Bu yapıt Marcel Duchamp imzalı olsaydı, onun en ünlü yapıtı olurdu. Benim bir yapıtım olduğu için, yine bir o kadar ünlü olacak ama toplumun azcık daha sabretmesi gerekecek, mesela bir 80 veya 120 yıl kadar".

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • Politik Sanat ve Fotopentürler - 1987'den Günümüze

    Baykam 1987'de İstanbul'a döndükten sonra, yaptığı eserlerin hemen hemen yarısı politik bir görünüm kazandı. İlk üç boyutlu çalışması olan 'Demokrasi Kutusu' nu (1987) pek çok enstalasyon sergisi izledi : 'Kubilay'ın Odası' ve ilk İstanbul Bienali'nde sergilenen 'Referandum Kutusu'. Bir yandan da, (1988'de) politika ağırlıklı bir Foto-Haber Resimleri dizisine başladı. Bu "fotopentür" tekniğini kullanarak düzenlediği 5 büyük sergi vardır :

    1988 : İç Manzaralar (2.Bölüm), Atatürk Kültür Merkezi. Kenan Evren ve Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlıkları sürerken, o dönemdeki sansüre ve işkenceye karşı ilk açık başkaldırı olan sergide, 'İşkence Kutusu', 'Günah Kutusu' ve "The Kitapyakar" gibi, üç boyutlu çalışmalar da yer aldı. 12 Eylül'ün baskı rejimine karşı düzenlenen ilk açık sanatsal karşı çıkış olarak tarihimizdeki yerini aldı.

    1990 : 555K (27 Mayıs İlk Aşkımızdı), Atatürk Kültür Merkezi. 1960 devrimini ve onu getiren yılların öyküsünü anlatır. Baykam'ın Türkiye'ye demokrasi yolunu açan bir devrim olarak gördüğü 27 Mayıs 1960'ı, bir "askeri darbe" olarak niteleyen sağ kanat Türk liberallerine ve 2. Cumhuriyetçilere çok sert bir yanıt getiren bir sergi oldu. Baykam bugün hala kendini siyasi olarak tanımlarken, "27 Mayısçı" kelimesini de eklemeyi ihmal etmez.

    1994 : Kuvay-i Milliye (Türk Bağımsızlık Savaşı), Atatürk Kültür Merkezi. Atatürk dönemini, bağımsızlık savaşını ve kültürel/toplumsal başarılarını anlatan bir sergi. Büyük resimlerin yanısıra foto-haber resimleri, şerit resimler, Harbiye Askeri Müzesi'nden ödünç alınan gerçek silahlar ağır toplar ve nesneler sergilendi.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1987 - 1992 Remake Serisi

    Baykam'ın eski ünlü ustalara gönderme yaptığı ilk yapıtlar, 1987 yılında yaptığı "Ingres, Gerome, Burası Benim Hamamım" isimli çalışmasıdır. (1990) 1989'daki kağıt üzerindeki çalışmalardan sonra (Kağıt Üzerinde Erotik İşler ve Kağıt Üzerinde Kavramsal İşler) Baykam bir Remake Dizisi başlattı; bunlar birçok ünlü sanatçının (Van Gogh, Picasso, Delacroix, Monet, Gericault, Hopper, vb.) önemli işlerinin Baykam'ın kendi stil ve yorumuyla yeniden ele alınmasıydı. Baykam'ın 1991 sergisinde kullandığı deyimle bu "gerçek-sahteler" Paris (1990) ve New York'ta da (1992) sergilendi.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1991 - 1992 This Has Been Done Before: Akıtma Serisi

    Bunlar Daha Önce Yapıldı Akıtmaları : Bu soyutlama dizisinde, akıtma katmanları ipek zemin üzerine yazılan 'Aynısı Daha Önce Yapıldı' yazısıyla karışır. Saydam ormanlar, yağmur katmanları gibi, önce manzaralara dönüşür, çöllerin ortasında uzanan otoyolların pop imgeleriyle zenginleşerek son bulur.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1995 Yine Düştük Yollara

    Bu araba ve yol serisinde dev boyutlu, gerçek araba parçaları (kumanda panosu, tampon, vs) tiyatroya özgü ortamlarda, kontrplak resimlerin bir parçası olarak kullanılmıştır. Bu dizi, ressamın tutkularından biri olan "araba kullanmak, uzun yol yapmak" konulu, orta ve küçük boy resimleri de içerir. Serinin en önemli yapıtı "Orman Aşıkları" isimli konstrüksiyon yapıttır.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1996 Dünyam O Kadar Renkli ki...

    Ressamın bütün stillerinin bir özeti ve sentezi olan soyutlamalar. Çok dolgun, zengin dokular, manzara ya da figüratif göndermeler.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1998 - 2007 Futbol Üzerine Sanat: Fenerbahçe Sergileri

    Çoğunluğu (64 parçası) Fenerbahçe futbol takımının tarihine ayrılmış olan foto-resimler. 20.yüzyıl boyunca kulübün kapsamlı, geniş tarihini, başlıca zaferlerini ve tanınmış yıldızlarını betimlemekte, ayrıca Fenerbahçe ve Mustafa Kemal ilişkisini özellikle vurgulamaktadır. www.fenerbahceworld.com

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1998 -1999 Saydam Katmanlar

    Figür ya da konuya çok az yer veren, bir dizi tual çalışması. Çoğunlukla koyu renklerde, saydam katmanlı, yüzeyi dolgun dokulu. Bu dizinin odak parçası 1.80 x 2.70 m boyutundaki "Kendine Ait Bir Dünya" adlı çalışmadır. Geniş ve orta boy resimler.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 1999 İçsel İzler

    Çoğu 1999'da yapılan bir dizi tual çalışması. 'Saydam katmanlar' a, ressamın çok özel yaşamından siyah-beyaz fotoğraflarla doğal bir devam oluşturan bir dizi. İki dizi arasındaki bağ, 1999 tarihli "Katmanlı Hatıralar" adlı çalışmadır.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 2000 - 2002 Dişi Entrikalar

    Baykam’ın geçen Ocak ayında AKM’deve Haziran ayında Paris’te sanatseverlere sunulan “Girly Plots” sergisinde, sanatçının modelleriyle yaptığı çekimlerden yola çıkılarak hazırlanan ink-jet baskı, kumaş, plastik döşemeler, çinko levhalar, tual, akrilik boya ve çim halılar gibi çeşitli malzemeler, yol ve gök manzaraları ile birleşiyor.

    Fransa’nın en etkin iki çağdaş sanat dergisinden biri olan ART ACTUEL, Mayıs/Haziran sayısında Bedri Baykam’a geniş yer ayırdı ve “Girly Plots” sergisine, bu mevsim Paris, New York ve Londra’dan seçtiği Mondrian gibi, Matisse-Picasso gibi, Miquel Barcelo gibi sanatçıların işlerinin yanısıra görülmesi gereken en önemli 14 sergi arasında yer verdi.

    Derginin eleştirmeni Harry Kampianne, Baykam’ın son sergisinden söz ederken, “Muhteşem bir seri, Baykam o kadar bulaşıcı bir zevkle bütün bu malzemeleri kullanıyor ki, insan bu kadın figürlerine dokunmaktan kendini zor alıkoyuyor” diyor. Kampianne, sanatçının yenidışavurumcu çalışmalarını “özgür bir Atilla fırçası ile multimedya dünyası ile oynamak” şeklinde tanımlıyor.

    “Muhteşem bir seri, Baykam o kadar bulaşıcı bir zevkle bütün bu malzemeleri kullanıyor ki, insan bu kadın figürlerine dokunmaktan kendini zor alıkoyuyor” diyor. Kampianne, sanatçının yenidışavurumcu çalışmalarını “özgür bir Atilla fırçası ile multimedya dünyası ile oynamak” şeklinde tanımlıyor.Ayrıca, İtalyan L’ARCA sanat dergisi, Paris’te yayınlanan FRANK uluslararası edebiyat dergisi ve uluslararası Milano çıkışlı TEMA CELESTE sanat dergisi, son sayılarında Bedri Baykam’a geniş yer ayırdılar ve Girly Plots sergisinden övgüyle söz ettiler. İspanya’nın VANGUARDIA gazetesi de 5 Nisan tarihli sayısında Baykam’ın “Girly Plots” sergisine geniş yer ayırdı.

    Serginin Paris Galerie Lavignes-Bastille’deki ayağında Baykam’ın “Girly Plots” serisinden seçilen 15 çalışmanın yanısıra, sanatçının serginin başlığını tema alarak hazırladığı 50 dakikalık video film de gösterime sunuldu. Metinleri Amerikalı edebiyatçı David Applefield, Türk sanat tarihçisi Levent Çalıkoğlu, Amerikalı eleştirmen Robert C. Morgan ve Bedri Baykam tarafından yazılan 150 sayfalık renkli katalog ise, Türkçe-İngilizce-Fransızca olmak üzere üç dilde hazırlandı.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 2003 - 2006 Atlar ve İkonlar

    Sanat yaşamına ilk adım attığı çocukluk yıllarında at-kovboy-Kızılderili-savaş resimleriyle tüm dünyada tanınan Bedri Baykam yıllar sonra bu temaya dönüş yapıyor ve kendi değişik dönemlerinin bir teknik sentezini de içeren büyük yapıtlarda, atların ortasına çekiyor izleyicisini.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 2003 - 2006 Bellek Taraması: Erotik Kağıtlar, Dev Composite Tualler, ve Kabare Resimleri
  • 2006 - 2007 Lolitarte

    Bedri Baykam’ın dönem tualleri, uzun bir serüvenin sentezi olma niteliğini taşıyorlar. 1980’lerin başında ortaya çıkan Yeni Dışavurumcu akımın ilk temsilcilerinden olan Baykam’ın aradan geçen süreçte uyguladığı farklı teknikler sonucu oluşturduğu “Saydam Katmanlar”, “İçsel İzler”, “Dişi Entrikalar” ve “Kritik İşaretler” gibi dönemlerini bir araya getirerek oluşturduğu son çalışmaları, “tatlı-sert” yeni bir bölgenin rüzgârını estiriyor.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • 2007 - 2009 4D'ler

    Sanatçı, son iki yıldır lens teknolojisi ile ürettiği, yükseklik, en, derinlik ve zaman faktörlerini içeren 4 boyutlu işleri üzerinde çalışıyor. Bu seri son 10 yıldaki serilerinin bir sentezi olarak karşımıza çıkıyor. “Saydam Katmanlar”, “Dişi Entrikalar”, “At Serisi” ve “Lolitart(e)” serileri son 4 boyutlu çalışmalarının ortaya çıkmasına ve boyut atlamasına büyük katkı vermişlerdir.

    Baykam, çift dijital baskı ve tual üzerindeki saydamlıkların kaçınılmaz bir sonucu olarak oluşan 4-D eserlerini üretmeye 2007 sonbaharında başladı. Bu 4 boyutlar, tual, desen, fotoğraf veya video olarak adlandırılamayacak nitelikte, baş döndürücü birbiri üzerine eklenen derinliklerle rüya özelliğine sahipler.

    Neden “4-D”? Çünkü 3 boyuta ek olarak zaman faktörü de ekleniyor. Bu eserlerde Picasso, Monica Belluci ve Baykam’ın modellerinin yanında oturuyor olabilir. 9-10 katmanın birbiri üstüne oturtulduğu bu işler sanatçının favori temaları olan erotizm, İstanbul, sanat tarihi ve pop kültüre göndermeler içeriyor. Yıllardır bilinen ve ortada olan bu malzemeyle, “keşfedilmemiş” yepyeni bir teknoloji ile ürettiği eserler sanatçının kariyerinin bir özeti olma niteliğini de taşıyor. Sonuç, 20. Yüzyıl sanatını kapsayan ve 21. Yüzyıla değinen bir sentez oluyor. Uzun zamandır var olan bir materyal böylece çağdaş sanatta yeni bir sayfaya dönüşmüş oluyor.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • Edvard Munch’a Saygı

    Baykam, Dışavurumculuğun Van Gogh ve Gauguin’le birlikte en önemli öncülerinden kabul edilen ünlü Norveçli sanatçı Edvard Munch anısına, 13 adet 4-D çalışma gerçekleştirdi. Munch’un yaşamını ve yapıtlarını irdeleyerek gerçekleştirdiği bu yapıtlar ilk olarak Paris’te Pinacotheque de Paris Müzesi’nde 2010 yılında, Edvard Munch’un retrospektifi ile beraber sanatseverlere sunuldu. Sergi daha sonra Ankara’da Siyah-Beyaz Galeri’de sergilendi.

    2007’de uzun süredir üzerinde çalıştığı farklı saydam çalışmaları lens yüzeyinde birleştiren Baykam’ın bu yapıtları son yıllarda Türkiye, Avrupa ve ABD’de sergilendi ve büyük ilgi topladı. Eserlerin yüzeyini lens tekniği ile olağandışı derinliklerle buluşturan sanatçı, bu sayede izleyiciyi baş döndürücü bir zaman-aşırı yolculuğa çıkartıyor.

    Resimleri görmek için tıklayınız

  • İçim Parçalanıyor

    Baykam çok “boyasal” bir sanat geçmişine sahip olmasına ve Yeni-Dışavurumcu akımın dünyadaki ilk öncülerinden biri olmasına karşın, gerek kolajlarında gerek mekan düzenlemelerinde gerekse son dönem 4-D işlerinde, özellikle 1980’lerin ortasından bu yana yoğun olarak siyasal sanat ekseninde işler üretmiş bir sanatçı.

    Baykam “İçim Parçalanıyor” serisinde, çağdaş sanat aracılığıyla ülkemizin yaşadığı büyük gerilimi ve Cumhuriyet’e yönelik ağır tehditleri gözler önüne seriyor. Atatürk’ten, Mumcu'ya, Suphi Baykam’dan Deniz Gezmiş’e, Mehmet Haberal’dan, İlhan Selçuk’a, İsmet İnönü'den, Perinçek, Balbay veya Tuncay Özkan’a kadar, önemli tarihsel ve siyasi imgeler; soyut ve kavramsal sanatla iç içe… Resimlerde bulunan kırık aynalar çift taraflı kanatıcı birer tehlikeli parça olmalarının yanısıra, izleyicilerin bu yüzeylerde kendilerini de görmelerini ve bu büyük sorunla özdeşleşmelerini sağlıyor. Yaşanan sıkıntı ve gerilim, salt Silivri’de Cumhuriyet adına nöbet tutanların değil, bu ülkede yaşayan herkesin sorunu!

    Resimleri görmek için tıklayınız