Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Bedri Baykam

“SİVİLLEŞME” Mİ YOKSA İMAMLAŞMA” MI?

14.07.2009

Önce haberlerde gördüğüm kâbus görüntüleri,  facebook sayfama içim kanayarak yükledim. Kafaları kaldırım taşlarıyla ezilerek öldürülen masum Uygur gençlerini linç etmek için sokakta ölüm kusan Çinliler, bu son tavırlarıyla ne yazık ki ister istemez herkese, ülkelerindeki hayvanlara reva görülen sapıklıkları da hatırlatmış oldular.

Topkapı’da kendilerine bir misyon tasarlayarak İdil Biret konserine baskın yapıp tehditler savuran grup da, aralarından gözaltına alınan arkadaşları tutuklansa, o kargaşada birini linç edeceklerini açıkca söylemişler. Ardından Pazar akşamı da Ankara’da Hürriyet’in önünde eyleme çıkmışlar. Eh, gözaltı, tutuklama filan AKP devrinde salt profesörlere-askerlere uygun bir konum olduğundan, kimi kesimler bu “yemyeşil” ışığı tabii ki böyle değerlendirmeye devam edecekler! Küresel şiddette takım oyunu harika! AKP alkol ve çağdaş yaşam baskısını sözde “legal” ve “siyasi” yollarla sürdürürken, bu sokaktan destek cuk oturuyor vallahi...

Askerleri sivil yargıya devreden “Geceyarısı Ekspresi”yle geçen yasayı Gül’ün onaylayacağı, benim gözümde kesindi. Aslında ben bu konuda Gül’den umudu olanlara şaşırıyordum. Bir de Devlet Bahçeli’yi anlayamadım, niye o kadar kızdı Gül’e diye... Tüm ikazlara kulağını tıkayarak Gül’ü Çankaya’ya oturtan ve böylece AKP’nin demokrasiyi toptan devre dışı bırakan dengesiz politikalarının önüne kırmızı halı seren kendisi değil miydi?

Bu yaz günlerinde, halkımız arasında siyasi kötü gidişata çoook üzülenler var. Neden mi? Çünkü önemli diziler tatile girdiler. Futbol tutkusu deseniz, henüz başlamadı. Halkımız “köylü güzeli ağanın oğlu ile evlenecek mi?” ya da “o top gol müydü değil miydi” tartışmalarına kavuşunca, bunları kendisine dert etmez! Zaten medyamızın “demokratik” gülleri, onları “iyi bir şeyler oluyor” diye teskin ettikleri için, bu hayatta stres yoktur. Böylece ülkenin “imamlaşma ” sürecinin adı, AB gözlemi altında “demokratikleşme” olarak yuvarlanır gider. Bu medya soytarıları da, birbirlerini dolduruşa getirerek kendi yalanlarına inanır dururlar. Aslında tabii ki komplocuların son yasayla esas hedefi, TSK’ni felç etmek!

Buyurun uzatmadan durumu özetleyelim: bu ülkede hiç yaşanmamış bir hayali darbe iddiası sayesinde, yaşanan gerçek gerici darbe örtbas edilmiş oluyor. Taktik o kadar dahiyane bir çift taraflı silahla donatılmış ki,  bu çıkartma sayesinde, yaşanan karşı-devrim sürecinin üzerine gidecek kesimler de anında susturuluyor. Bu şizofrenik ortamda irtica sanki artık serbest de, onunla mücadele edenler de terörist veya darbeci!    

Bu senaryoyu kabullenip,  müdafaaya çekilen tüm kurumlarımıza da inanın üzülüyorum, kendilerini nasıl bu duruma düşürdüler diye.

Geçen hafta hatırlayacağınız gibi, medyanın “konuşturacak Atatürkçü bulamıyoruz” iddialarına(!) karşı 50 kişilik bir liste vermiştim. En az bir o kadar daha başka isim olduğunu vurgulamıştım. Öncelikle şunu belirteyim ki bu bir “kim Atatürkçü” listesi falan değil, ben de böyle bir liste çıkaracak resmi makam hiç değilim. O nedenle bana “niye adım yok” diye serzenişte bulunan her biri birbirinden değerli dostlarıma bunu hatırlatmak istedim. Bugün de medyamızın dikkatine ilkiyle hiçbir sınır ve önem sırası olmadığını vurgulayarak 50 kişilik bir liste daha veriyorum. Kendilerini tarikatçıların pençesinden kurtarırlarsa, artık arayabilecekleri 100 isimlik bir listeleri var. Bu isimlerin toplamı kadar daha yeni değerli isimle bu liste genişleyebilir:

Sunay Akın,  Kurtul Altuğ, Cüneyt Arcayürek, Seçil Karal Akgün,  Şina Akşin, Erendiz Atasü,  Banu Avar, Aydın Aybay, Orhan Aydın, Süheyl Batum, Hulki Cevizoğlu, Mehmet Kerem Doksat, Mustafa Dolu, Barış Doster,  Mustafa Durna, Oray Eğin, Aysel Ekşi, Tuncay Erciyes, Gökalp Eren, Kamer Genç, Cevat Geray, İsmet Görgülü, Birgül Ayman Güler, Gökhan Günaydın, Fethi Karaduman, Erhan Karaesmen,  Ertuğrul Kazancı, Çağatay Keskinok,  Tevfik Kızgınkaya, Mehmet Kunt,  Mahiye Morgül, Ceyhan Mumcu, Güldal Mumcu, Zeynep Oral, Coşkun Özdemir, Şule Perinçek, Cem Ryan, Şanal Sarıhan, Nur Serter, Doğu Silahçıoğlu, Şükran Soner,  Filiz Şahin, Rahmi Turan, Hüner Tuncer, Serdar Turgut,  Meriç Velidedeoğlu, Vural Vural, İhsan Yalçın, Tolga Yarman, M. Zülkadiroğlu.