Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Bedri Baykam

BU BAYRAM DÖNEMİNİN KURBANLARI…

16.10.2013

İyi bayramlar Türkiye! Kurban Bayramı’nı yaşıyoruz dolu dolu…
Haberler yine heyecanlı sahnelerle önümüzden resmi geçit yapacak, kaçan koyunlar, koç diye kendi elini kesen acemi kasaplar, otoyola fırlayıp köyü hem önüne hem arkasına katan boğalar, kaçan hayvanların ayaklarına parlak sivri zekalarıyla satırla girişen bazı magandalar. Hepsi bu gece ne yazık ki anahaberlerin konusu olacak. Maalesef yine kanlı sahneler çocukları ağlatacak, aralarından travma geçiren bazıları ömür boyu ağzına et sokmayacak. Hastaneler günün “kesiciliğine” soyunmuş yaralılarla dolup taşacak.
Bu yıl kurbanlarımız arasında laik eğitim, laik parlamento ve laik hukuk devletinin de bulunduğu daha yeni ilan edildiğinden, “çarşafa dolanmanın”, ileri demokrasinin tek göstergesi ve vazgeçilmezi olduğu böylece tescil edilecek. Artık Andımız’ı ağzına almaya kalkan çocuklar taciz ve tatlı-sert had bildirme yoluyla kurban seçiliyor. Ve herhalde “Yeni Türkiye”yi kavrayamadıkları için ebeveynleri ile beraber okul girişinde tek ayak üstünde dikilmeye bırakılacaklar.
Çarşafa dolanmış demokratik paket açılımı çerçevesinde ATV sunucusu Gözde Kansu da bu bayramın kurbanları arasında. Göğüs çatalı dekoltesi her fırsatta “Çağdaş ülkede insanların kılık kıyafetine bakılır mı hiç” diyen hükümetimizin önemli bakanı Hüseyin Çelik’in gözüne takılmış ve ikaz yerini bulmuş. Gözde Hanım bayramı işsiz kutlama mutluluğuna kavuşmuş. Şayet yerseniz, bu işten çıkartma “performans düşüklüğü”ne bağlıymış, öyle kılık kıyafete değil! Egemen Bey de bu “zamansız” olayı öyle değerlendirmiş!
Tabii gerek siyasiler gerek yandaş borazancılarca, ülkede bizim bildiğimiz tebliğ edilmiş bir “darbe” olmamasına karşın, her an bu “Yeni Türkiye”den bahsedip, “eskisinin hükmü kalmamıştır”ı iliklerimize kadar hissetttirmeye çalışanların, şöyle bir ortak noktaları var: Ellerinde ve çevrelerinde bunu yapacak 1001 silah, rütbe ve otorite olmasına karşın bu işlere hiç girişmeyen Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hayali senaryolar, varsayımlar ve karışık sonuç çıkartmalarla darbeci ilan ediyorlar, ettiler ve nihai hükmü giydirmek üzereler. Uzun lafın kısası, bir zamanlar bu toplumun en güvenilir kurumu olan TSK, bu  dönemin genel kurbanı olmuş durumda! Şöyle ki, bugün herhalde kendisine güvenen Atatürkçü pek kalmadığı gibi, iktidar yanlısı da hiç yok! Baksanıza, hükümet ikide bir darbe olasılığından ve 27 Mayıs’tan söz ettiğine göre, onlar da “Yeni TSK” konusunda hiç ikna olmuş değiller!
Tüm önde gelen komutanlarla beraber kurban edilen askeri yapımıza, son acı mesaj Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’tan geldi: “Onlara boş yere umut vermeyin. Ne AİHM ne de biz Balyoz Davası kararı için temyiz makamı değiliz. Suçun vasfı, deliller ve mahkumiyete bakamayız”. Bu müjde ile beraber metaneti ve içine akıttığı acı ile dik durarak aldıkları hükümleri protesto eden asker aileleri, Kurban Bayramı’na herhalde rahatlamış (!) girecekler. Baksanıza en yetkili ağızdan almış alıyorlar yanıtı: “Strese gerek yok, çünkü zaten umuda yer yok”.
Kurban Bayramı’na gerek kalmadan her gün kurban edilenler var bir de, kadınlarımız... Kıskançlık, töre, namus, mahalle baskısı derken, her gün 1. ve 3. sayfalarda ölüme koşan genç kızlarımız, kadınlarımızın önü bu sefer hukukla da kesiliyor, o umut ışığı da sürdürülüyor. Bakan Fatma Şahin’in de destek verdiği projeyle artık “şiddet aile içinde kalacak”, ihdas edilen aile avukatlığı, kadını değil aileyi koruyacakmış!
Bu arada 3. köprü yapımında İstanbul Kuzey ormanlarında bölgesel ve dönemsel olarak seçilen alanlar da doğa kurbanlarımız arasında olduğundan, bozulan ekoloji ve yaban hayata müdahale yüzünden -anne, baba, çocuklar dahil- koca domuz ailesi yüzerek Anadolu Kavağı’na geçip çareyi kaçışta bulmuşlar!
Pardon yerim doldu. Sapan kullanmaktan sanık nineleri, afiş asmaktan hükümlü gençleri, her hakları her fırsatta budanan işçilerimizi, ezeli kadrosuz ve “ideolojisi bozuk” (!) öğretmenleri, kurban listemize uzun uzun yazamadım.
Mutlu bayramlar sevgili okurlarım. Aman siz de trafik canavarı kurbanı olmayın bu yollarda! Hazır hükümet de tatildeyken felekten mutlu bir dört gün çalın. Haftaya yeni yasak ve cezaları okumaya devam edersiniz!