Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Bedri Baykam

Karanlığın Panzehiri Sanat!

05.12.2006

Geçen Cuma, bir buçuk aydır beni oyunlarına davet eden iki genç tiyatrocunun “Aydın Mısın?” isimli oyununa gittim. Barbaros Uzunöner ve Utku Erişik, çok başarılı bir performansla çeşitli parodiler yapıyorlar. Yıllar öncesinin “Balina Aydın”ından başlayıp, Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, Orhan Kemal, Atilla İlhan gibi artık “cennette” bulunan yazarlarımıza uzanan sihirli bir yolculuk bu. Arada Andersen masallarından bildiğimiz o donarak ölen “Kibritçi Kız”la ilgili skeç o kadar başarılı oynanıyor ki, izleyici zamanın döndüğü o dakikalarda nefesini tutuyor. Tabii Caddebostan Kültür Merkezi’nin medeni ortamında izlediğimiz bu oyun, bulvar tiyatrocularının aşk ve kıskançlık hikayelerine alışık izleyiciyi en iyi anlamda sorgulayıp kuşatıyor. 15 ve 22 Aralık’ta CKM’de, 12 Ocak’ta Bursa’da izleyebilirsiniz.

      Bu gençler oyunun sonunda beni sahneye davet edip en mahcup edici sözleri sıralayacak kadar da “kadirşinas”, ve candanlar. İnsan tüm ömrünü karşılıksız bir inatla yurda aydınlanma düşüncesini yaymaya adamışsa, en büyük hediye, yıllardır ektiği tohumlardan bazılarının yeşerip, hedefe ulaştığını görmek oluyor. Bu gençler de “biz artık meseleyi devralacak noktaya geldik, içiniz rahat olsun” mesajını en kararlı biçimde veriyorlar.

Üç hafta önce, hayatımın rüyalarından birini yaşama geçirdim. “Piramid Sanat” kapılarını sanatseverlere açtı. Kitabevi ve Cafe’si, galerisi, sanat atölyeleri ve benim kendi atölyem ve eserlerim burada bir arada yer alıyor. Arkasında bir büyük kurum olmadığı gibi, ortağım da yok. Genç bir ekiple ve inadımla kotarılan bir mucize. Tarlabaşı “Manastır Atölyesi”nden tahliye edilişimiz, belki de bu yeni sanat merkezinin oluşumundaki temel şans! Yani en üzücü olaylar, ısrarlı arayış sonucunda fırsatlara dönüştürülebilir. “Güneş, gecenin en karanlık anının hemen arkasındadır”.

Piramid Sanat’ta paneller, söyleşiler de yapılıyor. Birinciyi geçen hafta gerçekleştirdik ve “Bilinçli Çağdaş Sanat Koleksiyoncusu Kimdir?” sorusuna yanıt aradık. “Proje 4L”in kurucusu Can Elgiz, Prof. Tomur Atagök, galerici Dağhan Özil ve ben katıldık. Çok başarılı geçti. Kitaplara girebilecek bir güzel tartışma ortamı yaratıldı. Hem de Papa gezisinin yaşamı akıl almaz çağdışı uygulamalarla felç eden trafik sabotajlarına rağmen! Dünya’nın hangi medeni ülkesinde Papa geldi diye halk bu şekilde mağdur ve taciz edilebilir? Cumartesi de değerli sanatçı Nuri Kurtcebe karikatürlerini imzaladı.

Piramid Sanat’ta atölye çalışmaları bu hafta başlıyor. Çocuklar ve büyükler için resim, oyunculuk, tiyatro gibi alanlarda, en açık ufuklu sanatçılarla beraber bir çalışma gerçekleştireceğiz. Sizden de bir önemli ricam var. Karanlığın en büyük panzehiri sanattır. Hükümetin kültürde“0” (sıfır) kilo çektiği ve yok olduğu bir ortamda, yalnız Türk sanatseverlerden güç alma düşüncesiyle kurulmuş bir sanat ortamına destek verin. Gelin, şimdi sergilenen “Ağır İşler” isimli, 21 ünlü çağdaş sanatçımızın önemli işlerini 16 Aralık’a kadar izleyin. Gelin ve sanatsal yatırım konunda danışmanlardan tavsiyeler alın. Dekor ve prestijin ötesinde uzun vadeli en iyi yatırım olarak sanatı keşfedin. Ya da salt bir kahve içip, kitapları karıştırarak en basit bir anınızda bile sanata destek vermiş olun. Artık Taksim’deki randevularınızı oraya yönlendirin. Sabah kahvaltınızdan akşam yemeğinize, panelinize, her faaliyetinizi orada gerçekleştirin. Hediyelerinizi oradan alın. Çocuğuna evlilik ya da yılbaşı hediyesi olarak sanat eseri almayı alışkanlıklarınıza yerleştirecek bir toplum yaratmak çok mu zor? Ya da sevgililer günü armağanı olarak yine bir küçük sanat tasarımı tişörtü veya takısı almak harika bir fikir değil mi?

Sonuçta futbol ligi dahil tüm önemli spor karşılaşmalarını yayınlayan, kablosuz interneti, bilgisayar hizmeti ve çeşitli oyunları olan bu sıcak ortam, üniversiteli gençlerimizi de, iş insanlarımızı da, sanatseverlerimizi de bekliyor. Tekrarlıyorum, Piramid büyük kapitale dayanarak değil, halka güvenerek kuruldu. Sürmesi de sonuçta size bağlı.

On gün önce, meslektaşlarım, bana ve arkadaşlarıma onurlu bir görev teslim ettiler. Unesco’ya bağlı olarak çalışan Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin (UPSD) Türkiye Ulusal Komitesi Başkanlığına seçildim. Yusuf Taktak, Nilüfer Ergin, Balkan Naci İslimyeli, Nurettin Erkan, Gül Ilgaz, Kezban Arca Batıbeki, diğer yönetim kurulu üyeleri. 1989’da değerli yedi meslektaşımla beraber kurduğumuz bu dernekte daha önce ikinci Başkanlık da yapmıştım. UPSD’nin  de gerek sanatçı hakları adına, gerek aydınlanma meşalesini koruma adına atacağı adımları sizlerin de desteği ile gerçekleştireceğiz. Dayanışmamız her zamankinden daha önemli. Unutmayın: O meşalemizi söndürmek isteyenler, birbirlerini nasıl tutuyorlar biliyorsunuz…