Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Banner Image 1
Bedri Baykam

BİR TENİSÇİNİN PORTRESİ

27.05.2011

Roland Garros'ta 2. turda İspanyol Guillermo Garcia Lopez'e 5 sette yenilen Marsel İlhan'la maçtan 24 saat sonra Antrenörü Can Üner'le beraber görüştüm. Bir gün önce mağlubiyetin ardından 15 saniye içinde kortu terkedip giden Marsel gitmiş, yerine daha sakin ve bu maçın getirdiği tecrübeyi hazmetmeye çalısan bir genç adam gelmişti. Yanlarında arkadaşı ve sparring partneri Erhan Oral, ve kız arkadaşı Ksenia da vardı.

Garcia-Lopez, şu anda dünya 33. cüsü ve bu yıl subat ayında 23. cülüğe kadar çıkmış. Geçen yıl Bangkok turnuvasını kazanırken yarı finalde Rafael Nadal'ı yenebilmiş bir oyuncu! Yani İlhan'ın ona karşı aldığı skor az başarı değil. Son sette kendi servislerini ortalama 40-15 le kazanan İlhan, şayet 6 servis kırma topundan birini değerlendirebilse, büyük ihtimalle bu maçı kendi servisiyle kazanacak, belki son 16 nın yolunu açabilecekti. Can Üner "kritik noktalarda çok iyi servis attı, zaten tecrübe farkı o ince noktalarda oynadı" diyor o şanssız anlar için...

Benim o maçla ilgili yorumum ise şu: Türk tenis tarihi o maçı seyretti sanki dün. Evet Marsel Özbekistan'da doğdu, Türkiye'de değil. Ama tenisini neredeyse en başından Türkiye'de bir Türk kulüpte, Türk hocalarla geliştirdi ve bu Türk tenisinin başarısı. Marsel artık bu turnuvadan sonra, kiminle oynarsa oynasın, herkesi yenebileceğini ve başka bir seviyeye tırmandığını gösterdi. Gerçekten büyük bir hayran kitlesini 2 kritik maç yaptığı 17 numaralı kortta kendisine çekerken kendini aştı ve genc Türk tenisçilere de "biz de bu işi yapabiliriz" özgüveni verdi... Biraz daha az sinirlense, rakibinin servisinde 0-40 ta üst üste 3 servis kırma topundan birini kullanabilse, belki bu turnuvanın flaş ismi haline gelip çeyrek finali zorlayacaktı. Ama bu Haas galibiyeti, eleme turları ve Lopez mağlubiyetinden sırf yaşadığı tecrübeleri aktifine katarsa, önünde uzun bir kariyer ve yüzlerce turnuva var. Marsel  bu gidişle dünyada ilk 50 ye bir yıl içinde yerleşebilir derken emin olun mütevazi bir hedef koyuyorum onun kapasitelerini düşündüğümde. Şimdi hedefinde İngiltere çim kortları ve Wimbledon elemeleri var... Yolun açık olsun Marsel. Hiç tanışmadığın Nazmi Bari ve Fehmi Kızıl'ın ve tüm Türkiye'nin gözleri üzerinde!