Nihat Erence

Fenerbahçe büyük bir düşüş içinde. Peki bunun suçlusu kim?
Yazarımız Bedri Baykam’a göre suçlu tek değil ancak temel sorun golcü Güiza… 

Röportaj - 07.03.2010

       

 PANDİSPANYA KRALI! 

Bir forvet düşünün gol için tek yolu biliyor; Savunmanın arkasına top atılacak, rakip savunma ofsayt diye bekleyecek o da gol atacak. Siz hiç Güiza’nın kafayla gol attığını gördünüz mü? Ya da uzaktan şut atarak, veyahut yarım vole vurup ağları sarstığını? Cevabınızı biliyorum: Hayır… 

FENERBAHÇE’DE işler iyi gitmiyor. Her kafadan bir ses çıkıyor. Yaşanan düşüşü, Fenerbahçe’ye çok yakın olan yazarımız, Bedri Baykam ile masaya yatırdık. Dünyaca ünlü ressam, öylesine ilginç tespitlerde bulundu ki hani dinlerken ağzımız açık kaldı desek yalan olmaz. İşte Bedri Baykam ile yaptığımız soluk kesecek söyleşi: 

-Sezon başında saat gibi işleyen bir takım ve övgüler yağdırılan bir teknik kadro vardı. Ne oldu da işler böylesine tersine gitti? 
Yazılarımı sürekli takip eden okurlarım hatırlayacaktır, ben Fenerbahçe’nin 8 maç  üst üste galip geldiği karşılaşmaların ardından uyarılar yapıp, “Bu takım iyi oynamıyor. Sadece birkaç kişinin ferdi becerisiyle maçlar kazanılıyor. Bu araba eninde sonunda kaza yapacak çünkü şoförü iyi değil. Seçimleri yanlış” demiştim. Şimdi ben demiştim demek istemiyorum ama maalesef benim söylediklerim tek tek çıkıyor. Böyle devam ederse sezon sonu büyük bir hayal kırıklığı yaşanır. 

-Peki nerede yanlışlar yapıldı? Fenerbahçe’de eksik olan neydi? 
Öncelikle Fenerbahçe Yönetimi, yanlış teknik adam tercihi yaptı. Zico gibi sevecen, Mustafa Denizli gibi futbolcu psikolojisinden anlayan teknik direktör yerine katı Alman disiplinini ön planda tutan, futbolcularıyla konuşmayan onlarla iyi ilişkiler içinde olmayan sadece antrenman ve maçlarda oyuncularına bir şeyler anlatmaya çalışan Daum ile anlaşma sağlandı. Daum’un yetersiz kalacağını yine göreve başlayacağı zaman hem FotoGol hem de Fenerbahçe TV’de dile getirdim ancak yönetim bildiğini okudu ve Daum’u takımın başına getirdi.  

-Şu aralar Daum ile Aykut Kocaman arasında sorun olduğu konuşuluyor. Sizin kulağınıza gelenler nedir? 
Başkan Aziz Yıldırım, en az benim kadar çok iyi bir Fenerbahçeli olan Aykut Kocaman’ı sportif direktör olarak görev getirdi. Ancak Aykut bu işe soyunurken, sınırlar çizilmedi. Görevinin tam karşılığının ne olduğu kendisine söylenmedi. Böyle olunca da işler kötü gidince doğal olarak herkes ‘Aykut neden Daum’a karışmıyor? Alman hoca bir sürü yanlışlar yapıyor, Aykut da seyrediyor’ serzenişlerinde bulundu. Kendilerine göre haklı tarafları olabilir ama ben biliyorum ki Aykut şu anda sadece, futbolcu izleme, genç yıldızları takıma kazandırma ve oyuncuların sorunlarında yönetim ile köprü vazifesini görüyor. Yani taktiksel anlamda Daum’a karışmıyor. Bugün eğer bir yanlışlık varsa ki var, bunun suçlusu sayın Daum’dur.  

-Yönetim, Daum’u gönderip, Aykut Kocaman’ı takımın başına teknik direktör olarak olarak getirse sorunlar çözülür mü? 
Aksine böylesine bir durumda Aykut’a yazık olur. Çok çabuk harcanır. Çünkü şu anki kadronun mimarı sayın Daum’dur. Eğer Aykut takımın başına geçecekse bu değişim sezon sonu olmalıdır. Böylece Aykut Kocaman kendi istediği oyuncuları transfer etme ve kendi kadrosunu kurma şansını yakalar. Bunun dışında başarılı olması mümkün değildir. 

-Fenerbahçe’deki golcü sıkıntısını sürekli gündeme getiriyorsunuz. Oysa Güiza var, Gökhan Ünal var, Semih var, hatta Deivid var. Eksik olan sizce nedir? 
Öncelikle şunu açık bir şekilde söyleyeyim Daniel Güiza golcü falan değil. Ben bunu İspanya’dan geldiğinin ikinci haftasında dile getirdim, o zaman sevgili Rıdvan Dilmen benimle iddiaya girdi, ‘En az 20 gol atar’ diye. Bu iddialar o kadar devam etti ki şimdi Rıdvan’dan 1 yıllık yemek alacağım var. Şunu üzerine basarak söylüyorum. Güiza golcü diye alındı üstelik İspanya Gol Kralı apoletiyle Fenerbahçe’ye geldi. 3 maç sonra ben şu kanıya vardım: Bu adam gol atmayı bilmiyor. Gol atmak için bildiği tek yol var; Alex veya Emre ya da oynarsa Deivid savunmanın arkasına uzun bir top atacak, rakip ofsayt diye duracak Güiza’da topu içeri atacak. Tabii kaleyi tutturabilirse. Şimdi soruyorum size, 2 yıllık süre içinde Güiza’nın, Washington gibi kafayla attığı bir gol var mı? Ya da Hooijdonk gibi uzaktan attığı şutla, ağları havalandırdığı bir maçı hatırlıyor musunuz? Yahut Revivo gibi makas hareketiyle filelere giden bir şutu hafızanıza geliyor mu? Cevabınız biliyorum ve duyar gibi oluyorum: Hayır. Ben de aynı cevabı veriyorum: Ben de hatırlamıyorum. Öyleyse bu Güiza ısrarı neden. Yönetim büyük bir yanlışlık içinde. Zararın neresinden dönülürse kardır. Güiza sezon ortasında gönderilmeliydi. Başkan, “17 milyon euro verdim, değerini bulmadan satmam’ diyor. Ancak Güiza her maçta gol atacak ve o meşhur ‘okçu’ hareketini yapacak diye bekleyenler boşa kürek çekiyor. Okları rakibe değil Fenerbahçeliler’in kalbine saplıyor. Fenerbahçe’ye İspanya Gol Kralı unvanıyla geldi, bana göre ancak pandispanya kralı olur!.. Ancak şunu bir kez daha yineleyeyim. Suç Güiza’da değil. Onu getiren ve oynadığı 2 yıllık süre içinde Fenerbahçe’ye yararlı olamadığını görenlerde. Çocuğun yeteneği sınırlı. Ancak bu kadarını yapabiliyor. Fazlasını beklemek de hata olur. 

-Sadece suçlu Güiza mı? Teknik heyetin başarısızlıkta payı yok mu? 
Var elbette. Daum’un oyuncu tercihleri yanlış. Maç içinde oyuna müdahalesi çok geç.  Örneğin bir Belediye maçı var. Karşılaşma 1-1 devam ediyor. Tribünden herkes görüyor. Takımın golcüye ihtiyacı var. Herkesin aklından, “Şimdi Gökhan Ünal’ın zamanı, oyuna alınmalı” düşüncesi geçiyor. Daum ise onu ancak 88’de hatırlıyor. Lille maçını bir kez daha hatırlayalım. Takım 1-0 önde, Daum, solbekte iyi oynayan Deniz’i çıkarıp Semih’i alıyor. Oysa bu skor tur için yeterli. O dakikadan sonra takımın düzeni bozuluyor ve Lille 85’te bulduğu golle turu Fener’in elinden alıp gidiyor.  

-Güiza’nın yerine bir isim önerebilir misiniz?
Fenerbahçe TV’de program yaparken Milan Baros’u alınmasını istemiştim. Ancak kimse talip olmayınca Galatasaray transfer etti. Akılı bir iş yaptılar. Fenerbahçe’nin Baros modeli bir golcüye ihtiyacı var. 

-Lille maçı öncesinde Galatasaray A. Madrid’ten gol yiyince Kadıköy’de yer yerinden oynadı. Fenerbahçe taraftarı bu gole büyük sevinç gösterdi. Ezeli rekabetle ilgili sizin düşünceleriniz nedir? 
Öncelikle şunu söyleyeyim; O gürültüyü çıkaranları şiddetle kınıyorum. Avrupa karşılaşmaları bana göre milli maçlardan farksız. Bu düşünce içinde olanları tasvip etmiyorum. Tam tersine tıpkı eski günlerde olduğu gibi bu tür karşılaşmalarda birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekir. Bir şeye dikkatinizi çekerim; 2 takımımız da son dakikalarda yedikleri gollerle elendi. Sanki taraftarların negatifliği takımlara yansıdı. Kesinlikle bu düşünceden uzaklaşmalıyız.

-Sezon ortasında Carlos ayrıldı, Kazım gönderildi. Fenerbahçe bu oyuncuların eksikliğini çekiyor mu? 
 
Hem de nasıl çekiyor. Fenerbahçe’de rakip kaleye topu dikine taşıyan 3 oyuncu vardı. Bunlardan biri Carlos, diğeri Kazım bir diğeri ise Daum’un bir türlü aklına getirmediği futbola küstürdüğü yaşayan ölü Deivid idi. Şimdi bakıyoruz eğer Alex gününde olursa Fenerbahçe rakibi zorluyor topu rakip alana taşıyor, Alex gününde değilse işler kötü gidiyor. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Carlos ayrılırken, “Fenerbahçe’de sevgi eksikliği var bu nedenle gidiyorum” demişti. Söyledikleri doğru çıkıyor. Kazım için disiplinsiz deniyor. Bana göre Kazım konusunda yönetim ve teknik heyet sınıfta kaldı. Eğer siz bir oyuncuya sözünüzü geçiremiyor ve onu kazanamıyorsanız o zaman bu işi yapmayın derim. Kazım daha çocuk. Evet bazı eksikleri yok değildi ama asıl meziyet böyle birini kazanmaktı. Bu yapılamadı. Bence Fenerbahçe sezon bitiminde Kazım’ı Toulouse’dan geri almalı. Deivid ise artık geride kalan haftalarda kesinlikle takımda yer bulmalı.  

-Başkan Aziz Yıldırım sezon başında 3 yıl üst üste şampiyonluk sözü verdi. Bu gerçekleşmezse Fenerbahçe’de neler yaşanır? 
Sayın başkanın vaatleri bana Tansu Çiller’in seçimi kazanmak için, “Bana oy verene 2 anahtar vereceğim” sözünü benziyor. Futbolda hiçbir şeyin garantisi yok. Böyle bir sözü nasıl verdi anlamak mümkün değil. Umarım sezon sonunda verdiği bu sözün altında ezilmez.